Çalışma Saatleri: 09:00-18:00
Son yıllarda cinsellik hakkında bilgilerimiz giderek artmaktadır. Ancak çocuk cinselliğini öğrenme konusunda pek yol alındığı söylenemez. Halbuki erişkin cinselliği hakkında pek çok temelin çocuklukta atıldığı bilinmektedir. Dişi ve erkek cinsel kimliğimiz, aynı yada karşı cinse duyulan erotik ilgiler, cinsiyetimize güvenmemiz ve cinsellikle ilgili korkularımız ve saplantılarımız çocukluk çağından itibaren oluşmaktadır. Bu nedenle çocuk cinselliği hakkındaki bilgiler aileler için temel bilgiler olmalıdır. Çocuklukta cinsel eğitim, toplumların değerlerine göre değişse de, genel bir çerçeveye göre belli kalıplar vardır.
Genellikle üç yaşında çocuklar gerek soru gerekse davranışlarıyla cinsel konulara yönelik ilgilerini belli etmeye başlarlar. Kız-erkek farklılığını sezip incelemeye başlarlar. Bu durumda ebeveynlerin yapabileceği en yanlış şey ise; ayıplayıp, susturmaktır. Ebeveynler bunun yerine neden kendisinde penis bulunmadığını soran kız çocuklarının sorunlarını “sen kız olarak doğdun ve kız olarak hiçbir eksiğin yok” tarzı cevaplarla meraklarını gidermelidirler.
Üç yaşından sonra ise bebeklerin nereden geldiğini sormaya başlarlar. Onlara bebeğin anne karnında özel bir torbada büyüdüğü bilgisi verilmelidir. Çocuklar öğrenmeye ve araştırmaya açık olduklarından bundan sonraki soru ise nereden ve nasıl çıktığı sorusudur. Burada bu bilgiyi çocuğa, sade ve açık bir dille anlatmak gerekmektedir. “Bebek iyice büyüdüğünde, doktor yardımıyla annenin bacakları arasındaki bir açıklıktan çıkarak doğar” gibi bir cevap yeterli ve uygundur. Bir süre sonra ise çocuklar bebeğin anne karnına nasıl girdiğini soracaklardır. “Annenin karnında olan bebek tohumlarının özel torbada büyümesiyle” cevabı yeterlidir.
Bu aşamada genellikle annelerin korkuları, çocuklarına cevap verdikçe kendilerine cevaplamakta zorlanabilecekleri soruların yöneltilmesidir. Ancak çocuklar bu yaşlarda cinsel ilişkiler konusundan uzaktır, hazır olmadıkları soruları pek sormazlar, açıklama yapılsa da bir anlam taşımaz. Anneleri ürküten soru genellikle babanın rolüyle ilgili olan sorulardır. Ancak bu tür sorular genellikle beş yaşından sonra sorulmaya başlanır. Çocuklar babanın da anneye nasıl yardım ettiğini öğrenmek isterler. Uygun cevap ise “bebek tohumlarının birinin anne de bir diğerinin ise babada olduğunu” söylemektir. Çocuk bu açıklamadan yetinmediğinde çok ayrıntıya girmeden, lafı çok çevirmeden “Anne ve baba çocuk istediklerinde bir araya gelir. Babanın pipisinden gelen tohum annenin doğum yolundan geçip özel torbada yani döl yatağında birleşir. Birleştiğinde küçük bir yavru oluşur ve büyümeye başlar” bilgisi paylaşılmalıdır. Genellikle çok az anne çocuklarına bu cevabı verebilir. Böyle bir cevabın çocuklarının meraklarını arttırmasından korkarlar ve öğrendiklerini uygulayabileceğinden endişelenirler. Halbuki yanıtlanmayan cevaplar çocuğu daha meraklı olmaya ve bu konuyu araştırmasına iter.
Bazı aileler çocuklarının cinsellikle ilgili hiç soru sormadığını dile getirir. Böyle çocuklar sorularına cevap verilmediğinden dolayı bu konuda konuşulmaması gerektiğini düşünür ve susarlar. Bu çocuklar evcilik, doktorculuk gibi oyunlarla meraklarını sözlere değil davranışlarına yansıtır ve meraklarını gidermeye çalışırlar. Oyun oynarken kendi çocuğunu diğer çocuğun eteğini kaldırıp bakarken gören ebeveyn ne yapacağını bilemeyebilir. Sessiz kalabilir yada çocuğu korkutup, suçlayıp, ayıplayabilir. Halbuki böyle bir durumla karşılaşan ebeveyn, çocuğunun merakını bilgi vererek gidermeli ve bedeninin kendisine özel olduğunu kesin bir dille belirtmelidirler. Merakı giderilen ve gereksiz yere suçlanmayan çocuk, sonraki sorularını ailesine korkmadan yöneltebilecektir.
Bazı aileler ise hiçbir şey gizlenmeyerek cinsel eğitimin verilmesinin doğru olduğunu düşünür. Çıplak dolaşmak ve birlikte yıkanmak gibi tutumlar sergileyebilirler. Bu tarz davranışlar ise, çocukların meraklarını gereksiz yere arttırır, kavramaya hazır olmadığı görüntülerle aklı karışabilir. Bu nedenle bu tutumlara da dikkat edilmelidir.